Cennet sembolü

Cennet sembolü, ‘cehennem sembolü’ gibi, mânâları derinlerde olan bazı hakikatlerin –idraklere yetecek kadar sezgilerinin verilebilmesi için– yüksek icaplara (Aslî icap) göre, ‘vazife plânı’ tarafından tertiplenerek, dünyaya vazifeliler eliyle sunulmuş, birçok mânâ içeren bir semboldür. (163, 207, 317) Dinî semboller

Cennet kavramında bahsedilen “mutluluk”, “istenilen her şeyin gerçekleşmesi”, “sevgi” ve “ilâhî nurlara kavuşmak” sembolizmlerinin açılımları şunlardır:

1- Cennet sembolünde bahsedilenlerden mutlulukla ilgili olanları:

Vicdan’ın denge seviyesinin kurulduğu kademelerinden, özellikle ‘bencillik’ denilen reziletlere ait alt kademelerindeki bütün yürüyüşler cehennem kavramıyla dahi ifadesi güç olan, her çeşit azap ve ıstırabı (Istırap) beraberinde taşır. (207) Buna karşılık, yukarı kademelerindeki yürüyüşler ise, feragatin, fedakârlığın (Fedakârlık), ‘sevgi’nin ve özellikle vazife sevgisinin cennet sembolüyle ifade edilmeye çalışılmış bahtiyarlık ve mutluluk duygularını içerir. (207)

2- Cennet sembolünde bahsedilenlerden sevgi plânıyla ilgili olanları:

Din kitaplarında zikredilen cennet sembolü, sevgi realitesinin hâkim olduğu ‘yarı-süptil âlem’i ifade eder. (317) ‘Sevgi plânı’ denilen bu yarı-süptil âlemin sezgilerini insanlara vermek üzere büyük din kitaplarında cennet sembolü kullanılmıştır. (317) Bu, güzel ve güçlü bir semboldür. (317) Fakat –bütün sembollerde olduğu gibi– burada da asla biçimlere takılıp kalmamak gerekir. (317) Bu sembollerin her devrin çeşitli insan idraklerine hitap etmek ve bu yoldan birtakım sonuç ve maksatlara varılmak üzere vazolunduğunun unutulmaması gerekir. (317)

İnsanlara verilen cennet kavramında, dünyasal zaman ve mekân idrakine yakın bir zaman ve mekân idrakiyle ilgili bazı imajlardan bahsedilmiştir: Bu bahsedilenlere göre, cennete girenler, dünyadaki gibi zahmet ve yorgunluk çekmeden istedikleri gibi hareket edebilir, istedikleri yerlere gidebilir, istedikleri şeyleri karşılarında derhal hazır olarak bulurlar ki, bu hâl, sevgi plânı denilen yarı-süptil ortamın imkânlarını ifade etmektedir. (317) Sevgi plânı. Çünkü yarı-süptil âlemde de varlıklar istedikleri mekânı, istedikleri imajları yorulmadan ve emek sarf etmeden derhal yaratabilir ve istedikleri gibi hareket edebilirler. (317) Onların istek ve düşünceleri orada adeta kendiliğinden gerçekleşivermektedir. (317) İşte bu bahsedilenlerde anlatılmak istenenler cennet sembolünün mânâlarından bu kısmıdır. (317)

Sevgi plânında mevcut olan, insanların anlayamayacağı derecede kapsamlı ve yüksek sevgi varyasyonları ise, cennet kavramında en tecrübesiz insanların dahi, basit mânâlarda da olsa, bir şeyler sezebilmesine yardım edici “maddi sevgi” sembolleriyle izah edilmiştir. (317)

3- Cennet sembolünde bahsedilenlerden vazife plânıyla ilgili olanları:

Yine insanlara verilen cennet kavramı nda bazen yüksek makamlardan ve bu makamlarda ilâhî sezgilere kavuşulmasından da bahsedilmektedir ki, bu ifadeler ise, yarı-süptil âlemin varlıklarının –en yüksek sevgi komplekslerinden geçtikten sonra– ileri kademelerde varacakları ‘vazife plânı’ denilen yüksek ahenge kavuşmanın mânâlarını taşır. (317) Ahenkten olmak. Oralardaki, ilâhî ‘hakikatler’ ile, yani ahenk denilen, ‘Ünite’nin nurları ile intibaklar (Aktif intibaklar), vahdetler, insanlara verilen cennet sembolünde “ilâhî nurlara kavuşmak” kavramıyla sembolleştirilmiştir. (317)

Cennet ve cehennem kavramlarının veriliş nedeni ve otomatizma kapsamındaki yaptırım fonksiyonları

Dinler’in vâzetmiş oldukları cennet, cehennem, ahret yaptırımları; insan varlıklarını kâinatta yapmakla yükümlü (Yükümlülük) oldukları büyük işlerin, ‘vazife’lerin idrak ve şuuruna hazırlamak gayesine yönelik olarak vâzedilmişlerdir. (73) Vazife plânına hazırlanışın ilk vicdanî akışlarını din ve ahlak kurumları izah etmiş ve onları, birtakım muntazam yaptırımlara bağlamıştır. (207) Vicdanın bu ilk akışları, bu kurumlar tarafından faziletler ve reziletler düalitesi içinde ele alınmış ve bu yaptırımlar, insanlığı, vicdanın üst zıt unsurunu oluşturan faziletlere (erdemlere) otomatik (Otomatizma) olarak yöneltmiştir. (207) İyi olanlara vaadedilen cennet, kötü olanlara mahsus cehennem sembolleri bu otomatizmanın güçlü ve isabetli birer yaptırımı olmuşlardır. (207) Cennet ve cehennem sembolleri gayet isabetli (yerinde ve uygun) olarak seçilmiş, verilmiştir. (207)

Cehennem sembolü

Dinî semboller

Sevgi Plânı

Vicdan

Ahenkten olmak

Aktif intibaklar

Kıyamet sembolü