Cehennem sembolü, ‘cennet sembolü’ gibi, mânâları derinlerde olan bazı hakikatlerin –idraklere yetecek kadar sezgilerinin verilebilmesi için– yüksek icaplara (Aslî icap) göre, ‘vazife plânı’ tarafından tertiplenerek, dünyaya vazifeliler eliyle sunulmuş, çeşitli azap ve ‘ıstırap’ları ifade eden bir semboldür. (163, 207, 273-274, 204, 282, 286)
Cehennem sembolünün veriliş maksadı
Dinlerin vâzetmiş oldukları cennet, cehennem, ahret yaptırımları; insan varlıklarını kâinatta yapmakla yükümlü (Yükümlülük) oldukları büyük işlerin, ‘vazife’lerin idrak ve şuuruna hazırlamak gayesine yönelik olarak vâzedilmişlerdir. (73) Vazife plânına hazırlanı şın ilk vicdanî akışlarını din ve ahlâk kurumları izah etmiş ve onları, birtakım muntazam yaptırımlara bağlamıştır. (207) Vicdanın bu ilk akışları, bu kurumlar tarafından faziletler (Melekeler) ve reziletler düalitesi içinde ele alınmış ve bu yaptırımlar, insanlığı, ‘vicdan’ın üst zıt unsurunu oluşturan faziletlere (erdemlere) otomatik olarak yöneltmiştir. (207) İyi olanlara vaadedilen cennet, kötü olanlara mahsus cehennem sembolleri bu ‘otomatizma’nın güçlü ve isabetli birer yaptırımı olmuşlardır. (207) Cennet ve cehennem sembolleri gayet isabetli (yerinde ve uygun) olarak seçilmiş, verilmiştir. (207)
Cehennem kelimesinin bulunduğu diğer bilgiler
• ‘Vicdan’ın denge seviyesinin kurulduğu kademelerinden, özellikle ‘bencillik’ denilen reziletlere ait alt kademelerindeki bütün yürüyüşler cehennem kavramıyla dahi ifadesi güç olan, her çeşit azap ve ıstırabı (Istırap) beraberinde taşır. (207)
• ‘Ölüm’den sonraki hesaplaşma (Büyük kıyasî muhasebe) ve murakabe sırasında, onun zaruret ve icaplarına göre, bazen cehennem azabı yaşatacak derecede gürültülü haller de olur. (204) Spatyom
• Nihai safha (2059’u izleyen yıllardan birindeki, kıtaların yok oluşunu da içeren, birkaç gün sürecek son safha) günlerine doğru iklimler tümüyle değişecek, önceden ılıman iklimli olan bölgeler kavurucu sıcaklıktaki bölgelere dönüşecek ve önceden soğuk iklimli bölgeler ise dünyanın sıcak yerleri hâline gelecektir. (282) Böylece birçok şehir sıcaktan yaşanmaz hale gelecek, bir tarafta cehennem gibi sıcak bölgeler, diğer tarafta kurumuş, çöl hâline gelmiş eski muazzam verimli sahaların dayanılmaz çoraklığı görülecektir. (282) İnkılap ve intikal devri.
• Nihai safhanın (2059’u izleyen yıllardan birindeki, kıtaların yok oluşunu da içeren, birkaç gün sürecek son safhanın) son saatlerinde, yeryüzünün batmakta olduğu saatlerde kıtalar, baştanbaşa çatlayacak ve üzerlerindeki, yüzyıllardan kalma bir uygarlığ n harap olmuş bütün yapı ve eserleriyle birlikte, bu açılan cehennem çukurlarının içine yuvarlanıp birkaç saat içinde kaybolacaklardır. (286)
• Bitki, hayvan ve insan âlemlerinde sayısız birbirini öldürme ve yemelerin dünyanın kurulduğu andan itibaren hep sürüp durması, insanların birbirlerine saldırarak kendi huzur ve rahatlarını yok etmesi, sayısız azap ve işkenceyle dolu günlerini kendi fiil ve hareketleriyle bizzat kendilerinin davet etmesi ve nihayet dünyayı kendileri için bir cehennem, bir zindan hâline koyması gibi çirkin görünen hâller aslında büyük ahengin icaplarına uygun, idare mekanizmasına mensup vazifelilerin kontrolleri altında cereyan eden lüzumlu, zorunlu ve muhakkak surette hayırlı durumlardır. (273-274)

